HABER ARA


Gelişmiş Arama

Zorunlu Göç Mübadele

Zorunlu Göç Mübadele

Kategori  Kategori : Güncel Olaylar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 686
Kategori  Ekleyen : İsa ŞENTÜRK
Tarih  Tarih : 03 Şubat 2014 11:56
Karakter Boyutu  Karakter Boy : 11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Alaçam Haberleri
Konumuzun temelini oluşturan ve dünya üzerindeki ilk resmi zorunlu göç olan Mübadele ve mübadeleyi gerekli kılan gelişmelere, bu süreçte Samsun’un önemine kısaca değinmek istiyorum. Mübadillerin iskanında önemli bir yer tutan Samsun’u Karadeniz Bölgesi içerisinde değerlendirdiğimizde; coğrafi konumu itibarıyla ve kendine özgü nitelikleri ile bölge içerisinde önemli bir yere sahiptir. İlimizin Karadeniz ile iç bölgeleri birbirine bağlayan antik dönemlerden günümüze işlevini yitirmeyen geçit ve yolları içerisinde barındırmasının yanında elverişli iklim koşullarına, sulak ve verimli ovalara sahip olması gibi pek çok özelliği Samsun’u geçmişten günümüze ticari manada bir çekim merkezi haline getirmiştir. Bu olumlu özellikleri, geçmişten günümüze devamlı suretle halklar ve topluluklar arasında egemenlik amaçlı çekişmeleri, savaşları da beraberinde getirdiğini görebilmekteyiz. Osmanlı Devleti’nin bir bakıma ölüm-kalım savaşlarını verdiği ve himayesindeki topraklarda yaşayan insanların büyük acıları yaşadığı I.Dünya Savaşı’nda ilimiz Samsun halkı da çok büyük acıları ve beraberinde çok büyük sıkıntıları yaşamışlardır. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesinin ardından, Bağımsız Pontus Rum Devleti hayaliyle Türk köylerine saldıran Rum çetelerinin baskı ve toplu katliamlarına tanıklık edilmiştir. Kurulması planlanan Pontus Rum Devletinin başkenti olarak Samsun hayal edilmekteydi. Merzifon Amerikan Koleji’ nin organize ettiği Rum çetelerinin o tarihlerde yaptıkları katliamlar hat safhaya ulaşmıştı. Samsun merkez, Bafra, Terme, Alaçam, Havza ve Vezirköprü bölgesinde Rum çetelerinin yapmış oldukları katliamları ayrı bir yazı konusu olarak değerlendireceğimi belirtir, yazımızın asıl konusu olan Kurtuluş Savaşını siyasi zaferiyle nihayetlendiren ve günümüze değin geçerliliği ile de en uzun süreli barış antlaşması olan Lozan Barış Antlaşması ile ortaya çıkan zorunlu göç ve yaşananlara göz gezdirelim. Yüzyıllarca bir arada kardeşçe yaşayan Türk ve Rum Halkları dış güçlerin oyununa gelmiş, aralarında çatışmaların derinleşmesi sonucu bir arada yaşama şansları da kalmamıştır. İçinden çıkılmaz hal alan bu karmaşa ve çatışmaların kitlesel sonuçlar doğurmaya doğru gitmesinin önüne geçmek düşüncesi ile Türk ve Yunan hükümetlerinin buldukları nihai çözümün adı ise söz konusu halkların mübadelesi şeklinde tecelli bulacaktır. 24 Temmuz 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması’na konulan ek protokolle tarihteki ilk resmi zorunlu göçü içeren halkların mübadelesi ile yaklaşık iki milyon insan memleketlerinden ayrılarak yeni yerleşim yerlerine taşınmıştır. İmzalanan ek protokole göre; İstanbul ve Batı Trakya haricindeki Yunanistan’daki Türkler ile Türkiye’deki Rumlar zorunlu göçe tabi tutuldular. İşte bu kitlesel ve zorunlu göçe “Mübadele”, mübadeleye tabi tutulan insanlara da “Mübadil” denilmektedir. Din esasına dayalı olan bu zorunlu göçle birlikte Anadolu’dan Yunanistan’a yaklaşık olarak 1.250.000 Ortodoks Hıristiyan Rum göç ederken Anadolu’ya ise yaklaşık 500.000 Müslüman Türk göç ettirilmiştir. Yunanistan’a gönderilen Ortodoks Hıristiyan nüfusa çok sayıda Hıristiyan Türk’ün de dâhil edildiği bilinmektedir. Türkiye ve Yunanistan arasında savaş sürecinde ortaya çıkan bu fiili durum, Lozan görüşmelerinde, Türk ve Rum ahalinin zorunlu mübadelesini öngören bir protokolün imzalanması sonucunu doğurmuştur. Sonuçta da insanların kendi iradeleri dışında doğup büyüdükleri topraklardan koparılarak farklı yerlere göç ettirilmiştir . Tabiatıyla böyle bir göç uygulamasının her iki halk açısından da sosyal ve kültürel sorunların yanında insani manada da derin izleri belki de hiç silinmeyecek şekilde ortaya koymasının yanında, günümüzde mübadillerin ikinci ve üçüncü kuşaklarından da o süreçte yaşananlara dair bitmez tükenmez hikâyeleri dinlememiz mümkündür. Bu bağlamda bölgemizin en önemli liman kentlerinden olan Samsun İli, mübadeleye tabi tutulacak halkların önemli bir kısmının liman kentlerine yığılmış olmaları taşıma işinin de deniz yoluyla yapılmasını her bakımdan daha pratik ve avantajlı kılıyordu. Üstelik iki ülke arasındaki deniz, yolu kısaltan ve taşımayı da kolaylaştıran özelliklere sahipti. Hem o dönemin şartlarında taşımanın deniz yoluyla yapılması daha az masraflı olabilmekteydi . Önemli bir liman kenti olan ilimizin de, Mübadillerin toplanmaları ve sevkiyatlarında rol alan önemli iskelelerden biri olduğunu bilmekteyiz. 31 Aralık 1923 ile Temmuz 1924 tarihleri arasında Samsun’a 44.255 göçmen getirilmiştir. Mübadillerin bir kısmı Alaçam, Tekkeköy, Bafra, Ondokuzmayıs, Çarşamba, Terme ilçelerine yerleştirilirken bir bölümü de kara ve tren yolu ile Tokat, Amasya, Çorum, Sivas, Yozgat ve Niğde başta olmak üzere daha iç bölgelere taşınmış olduklarını görmekteyiz. 17 Ocak 1931 tarihinde Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün söylemiş olduğu “ Mübadiller kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır”, sözü mübadele gerçeğini bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Yanlarına alabildikleri kısıtlı sayıdaki taşınabilir eşyalarının dışında; anılarını, evlerini, okullarını, ibadethanelerini, iş yerlerini, yaşama dair ne varsa hepsini geride bırakmış ve yeni memleketlerine yelken açmışlardır. Sonuç olarak din esasına dayalı olan ve zorunlu Mübadeleye tabi tutulan insanların hayatlarına ait her ne varsa yaşatılmasının gerekliliğine inanıyor ve mübadillerin yaşadıkları acıları, çileleri gelecek nesillere aktarmanın önemli olduğu görüşünü taşıyorum. İşte bu inanç ve anlayışla yola çıkılarak ülkemizde mübadele ile ilgili açılan ilk müze olma özelliğini taşıyan Alaçam Mübadele Müzesi açılıyor. Müze ve eserler hakkındaki duygularınızı haftaya kadar diri tutacağınızı umut ediyorum, Alaçam Mübadele Müzesi ve göç hikayeleriyle tekrar buluşmak dileğiyle ...........Esen Kalın! Serpil AKSOY Arkeolog KAYNAKÇA Salih ÖZKAN, Milli Devlet Olma Sürecinde Mübadele ve Niğde’ye Yapılan İskan,Komen yay., Konya 2010,s.5. Salih ÖZKAN, a.g.e., s.102. 3 Türkiye Hilal-i Ahmer Mecmuası, No:36,15 Ağustos,1340 (1924), s.405









Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

İsa ŞENTÜRK İsa ŞENTÜRK
Ramazan Bayramı
alacam55 alacam55
Berat Kandili
Turan TOK Turan TOK
Anne Baba

VİDEO HABERLER

İSTATİSTİKLER

  • Kategori Sayısı : 7
  • Haber Sayısı : 1953
  • Yorum Sayısı : 1108
  • Okunma Sayısı : 2642949
  • Görevli Editör Sayısı : 3
| Kozkoy.Net | Şentürk Matbaa | Haninerde.Com |
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden sorumlu tutulamaz
Destek - Bilgi - Reklam :
admin@alacam55.com | Msn : alacam055@hotmail.com | Yazılım: Mydesign | Site Admin